2/B YASASI ve ARAZİLERİ

2010-07-04 01:37:00

2/B NEDİR

2/B ARAZİSİ NEDEMEKTİR

2/B ARAZİLERİ İLE İLĞİLİ ÇALIŞMALAR

 

2-B olarak adlandırılan orman vasfını yitirmiş arazilerin satışı ile imara açılmasını öngören yasa geçtiğimiz ay kabul edildi.

 

Hükümet, 2-B satışından 25 milyar dolar gelir bekliyor. Türkiye'de 2-B arazilerinin toplam büyüklüğü 473 bin hektar olarak ölçülüyor. Hürriyet Emlak olarak bundan yola çıkarak, 2-B konusunu tüm yönleriyle masaya yatırdık. 2-B'ler konusunda bugüne kadar yürütülen çalışmalar ile 2-B'lerin satışının kimlere fayda sağlayacağını tüm yönleriyle araştırdık.


Kamuoyunda 2-B olarak bilinen ve anayasaya aykırı olduğu için Yüksek Mahkeme'nin iptal ettiği orman özelliğini yitirmiş alanların satışı ile imara açılmasını öngören yasa, geçtiğimiz ay Tapu Yasası'na eklenerek kabul edildi.


TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Tasarıya eklenen iki maddeye göre 2-B kapsamında orman sınırları dışına çıkarılan alanlar, kadastro işlemleri yapılarak, Hazine adına tescil edilecek. Mirasçı, hisseli olan ve mirasçılar arasında paylaşılamayan mülkiyetten, payına düşen hissesini alabilecek.

Maliye ile Çevre ve Orman Bakanlığı'nca yeniden hazırlanan, �Orman Köylülerinin Kalkındırılmaları ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı,' Bakanlar Kurulu'nda son şekli verildikten sonra TBMM Genel Kurulu'nda 13 ret oyuna karşın 187 oyla kabul edildi.
İşgalcilere rayiç bedelle satılacak




14 maddeden oluşan taslağın gerekçesinde, bir daha ormana dönüştürülmesi mümkün olmayan orman arazilerinin 5 bin kilometrekare büyüklüğüne ulaştığı, bunun da Lüksemburg'un iki, KKTC'nin 1.5, Hong Kong'un 5 katı ve İstanbul'un tamamı kadar yer kapladığı vurgulandı.


Gerekçede, İşgalcilerin elinde bulunan, devlete bir kuruş ödemeyen kişiler tarafından harici senetlerle alınıp satılan, yeniden orman yapılması mümkün olmayan Hazine arazileri, kullananların elinden alınıp, rayiç değerlerinin üzerinden değerlendirilecektir� denildi.
Taslakta, satıştan sağlanacak gelirin, orman köylülerine ait taşınmazların kamulaştırılması başta olmak üzere, orman sınırları dışına çıkartılan yerlerin ıslah, imar ve ihyası ile orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi, yeni orman alanlarının tesisi ve naklen iskanda kullanılacağı kaydedildi. Hükümet yetkilileri daha önce yaptıkları açıklamalarda, 2-B satışından 25 milyar dolar gelir sağlanacağını ifade etmişlerdi.

Büyüklüğü 473 bin hektarı aşıyor


Şu anda Türkiye genelindeki 2-B olarak adlandırılan orman vasfını yitirmiş Hazine arazilerinin toplam büyüklüğü 473 bin hektarı aşıyor. Bu da neredeyse Hatay kadar bir alana denk geliyor. 2-B'ler, Lüksemburg'un yaklaşık iki katı, Singapur ve Bahreyn'in ise altı katı bir sahaya yayılıyor. 2-B'ler özellikle İstanbul, Antalya, Balıkesir, Mersin, Muğla, Bolu, İzmir, Bursa gibi illerde yer alıyor. İstanbul'da Sultanbeyli ve Ümraniye gibi ilçelerin neredeyse tamamı, Sarıyer ve Beykoz'un da bir bölümü bu tür yerlerin üzerinde kurulu.

Türkiye'de 2-B sorunu, en fazla Antalya'da yaşanıyor. Bu ilde orman vasfını kaybetmiş araziler 45 bin 548 hektarlık bir alana yayılıyor. Antalya'yı 39 bin 287 hektar ile Mersin, 34 bin 887 hektar ile de Balıkesir izliyor.



Ankara'daki 2-B arazi miktarı 31 bin 706 hektarı, Adapazarı'nda da 29 bin 643 hektarı buluyor. 2-B'ler İstanbul'da 18 bin 233 hektar, İzmir'de ise 14 bin 772 hektarlık bir alanı kaplıyor. Orman özelliğini yitirmiş arazilerin 22 bin 233 hektarlık bölümü
üzerinde yerleşim yerleri bulunuyor. Bunların arasında İstanbul'daki bazı ilçeler de yer alıyor.

Toplam 2-B arazilerinin yüzde 4,7'sini oluşturan yerleşim yerlerinin 6 bin 624 hektarı üzerinde ilçe, 8 bin 514 hektarı üzerinde belde, 7 bin 35 hektarı üzerinde de köyler yer alıyor. Böylece 2-B'lerin yüzde 1,5'lik bölümünü köyler, yüzde 1,8'lik bölümünü beldeler, yüzde 1,4'lük bölümünü de ilçeler oluşturuyor.

 

Yeni 2-B taslağındaki düzenlemeler ise şöyle sıralanıyor:

Orman köylerinin yerleştirilmesi maksadıyla tarım alanına dönüştürülmesinde yarar olduğu tespit edilen 2-A alanları Çevre ve Orman Bakanlığı'na, 2-B alanları ise Maliye Bakanlığı'na geçecek.
2-B arazilerini almak isteyenler, kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde, illerde defterdarlıklara, ilçelerde mal müdürlüklerine başvuracak.


Müracaat edenden 10 bin TL'yi aşmamak kaydıyla, Maliye Bakanlığı'nca belirlenecek tutar kadar başvuru bedeli alınacak.


Tarım arazileri dışında kalan, üzerinde yapılaşma bulunan ve Maliye Bakanlığı'nca uygun görülen taşınmazlar, varsa hak sahipleri ve hakları da belirtilmek suretiyle bedeli karşılığında, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na(TOKİ) devredilebilecek.


TOKİ, devraldığı taşınmazları hisselendirmek suretiyle hak sahipleri ile bunların kanuni mirasçılarına satabilecek. Veya hak sahiplerinin haklarını karşılayarak kendisi değerlendirebilecek, kentsel dönüşüm projeleri yapabilecek.


Kişilerin 2-B affından yararlanarak hak sahibi olabilmesi için, söz konusu yerlerden belediye ve mücavir alan sınırları ile köy sınırları içinde olanların 31 Aralık 2007'den önce beş yıl süreyle (2002'den itibaren) yerleşim yeri olarak kullanılması, satış tarihinde de kullanılıyor olması gerekecek. Bu tarih bir önceki taslakta 1981 olarak belirlenmişti. (Bu madde Sultanbeyli, Çavuşbaşı gibi işgal altındaki orman arazileri üzerine kurulan yerleşimleri kapsıyor.)
Belediye ve mücavir alan sınırları ile köy sınırı dışında olanlarda ise aynı tarihten önce, aynı süreyle tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık gibi çeşitli tarımsal amaçlarla kullanılması şartı aranacak.


2-B alanlarından tekrar orman olarak değerlendirilmesi uygun görülen yerler, Orman Genel Müdürlüğü'ne geçecek.


Orman köylerinin nakledilmesi sonucunda oluşan arazi, devlet ormanı olarak ağaçlandırılacak.
2-A'lardan amacı doğrultusunda değerlendirilemeyeceği anlaşılan yerlerle ilgili bu uygulama, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından re'sen iptal edilerek, orman vasfıyla Hazine adına tescil edilecek.
2-B alanlarından mera, otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen yerler de Mera Kanunu'na göre değerlendirilecek.


Maliye'ye geçen ve üzerinde yapılaşma olan taşınmazlardan 400 metrekareye kadar olanlar işgalciye rayiç bedelle satılabilecek.


Üzerinde yapı varsa ve bu yapılar 400 metrekareden fazla bir alana yayılıyorsa yapının oturduğu alan kadar olan taşınmazlar ile sulu alanlarda 40, kuru alanlarda 100 dönüme kadar tarım arazileri yine işgalcisine satılacak.

 
Taşınmaz üzerindeki yapılar, 19 Temmuz 2003'ten sonra yapılmışsa, taşınmazın rayiç bedeli tespit edilirken, üzerindeki yapıların bedeli de buna dahil edilecek.


2-B alanlarında daha önce kadastro mevzuatına göre bir tapu kaydına dayanılarak, ilgilileri adına tespit ve tescil edilen tapulu taşınmazların kayıt malikleri de hak sahibi sayılacak.
Satış bedellerinin tahsilinde taksit imkI¢nı sağlanacak.


2-B'lerde boş olanlar, hak sahibi bulunmayanlar veya süresi içinde başvurulmayan yerlerden kamu idarelerinin ihtiyaçları için gerekli olanlar, bu idarelere tahsis edilecek.
2-B alanlarından, devlet tarafından gerçek ve tüzel kişilere satılan, dağıtılan veya iskI¢nen verilen ya da özelleştirilenler ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları geçerli olacak.

 
Bu taşınmazlardan açılan davalar sonucunda Hazine'ye geçenler, önceki maliklerine veya mirasçılarına bedelsiz iade edilecek.


2-A alanları için yapılan itirazlar ve açılan davalar, yeni düzenlemeye göre yapılacak işlemleri durdurmayacak. Bu davalarda yürütmeyi durdurma ve tedbir kararı verilemeyecek. Davalar, davacılar lehine sonuçlandığında bu taşınmazlar kamulaştırılacak.


Bu taşınmazlarda sahiplilik iddiasında bulunanların itirazları ile rayiç bedellere itirazlar da yapılan işlemleri etkilemeyecek.


İşlemler sonuçlanıncaya kadar 2-B alanları hakkında Hazine tarafından kişiler aleyhine açılması gereken davalar açılmayacak. Açılmış ve devam eden davalar da durdurulacak.
Elde edilen gelirler orman köylülerine ait taşınmazların kamulaştırılması, 2-A alanlarının ıslah, imar ve ihyası, naklen iskan, orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi ve yeni orman alanlarının tesisi için kullanılmak üzere Çevre ve Orman Bakanlığı'na ödenek olacak. Kanunla ilgili tescil, devir, kayıt, düzeltme ve ipotek işlemleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olacak.

 
Nakledilecek orman köylüsüne, nakledildiği yerde, köyünde kalan taşınmazlarından daha değerli taşınmaz verilmişse aradaki fark peşin veya 20 yıl içinde, yıllık eşit taksitlerle faizsiz tahsil edilecek.

 
Orman köylüsüne devredilen taşınmazlar, 20 yıl süreyle amaçları dışında kullanılamayacak, devredilemeyecek, haczedilemeyecek.

 

2B Orman niteliğini yitirmiş sahipsiz araziler kanunu

 

Aslında 2B 'nin anlamı orman arazisi değil, sahipsiz arazi demektir.  Çevre ve Orman Bakanlığı'nın yaptığı çalışmaya göre, 2B statüsündeki alanların 27 bin 22 hektarı yerleşim alanı, 299 bin 323 hektarı tarım arazisi, 51 bin 667 hektarı zeytinlik, fidanlık, çay bahçesi. Ayrıca bu kapsamda Suriye sınırındaki 326 bin dönümlük mayınlı arazi de özel sektöre kiralanması planlanıyor. Ahmet Necdet Sezer, orman niteliğini yitirmiş arazilerin satışını da içeren 2003 yılındaki Anayasa değişikliğini, orman arazileri yönünden iade etmişti. Sezer, iade gerekçesinde, düzenlemenin orman yağmasını artıracağını belirtmişti. Orman köylüsü ise zaten bu tip orman vasfını yitiren arazileri kullanıyor. Simdi ise Devlete ruhsatını çıkartacak, harcını, vergisini ödeyecek. Bu vesile ile Devletin kasasına yaklaşık 50-60 milyar dollar girmesi bekleniyor, ki bu da zaten kullanılan, yerleşilmiş olan sahipsiz araziler için çok iyi bir gelir. Ayrıca bu sayede kadastroları da yapılabilinir. Bu kanun yüzünden, araziye konmak için orman yakan olur mu? Bu kanun yokken de yakan yakyordu. Bunun çözümü başka olmalı. Bu sahipsiz arazileri değerlendirmektense, "bu fırsatçılığa yol açar" gerekçesiyle veto etmek, Devlete güvenmemek olur. Devletin yangıncılara teslim olduğunu gösterir...  
Çok şükür ki Cumhurbaşkanımız Sn Gül teslim olmamıştır.

 

Aslında 2B 'nin anlamı orman arazisi değil, sahipsiz arazi demektir. Çevre ve Orman Bakanlığı'nın yaptığı çalışmaya göre, 2B statüsündeki alanların 27 bin 22 hektarı yerleşim alanı, 299 bin 323 hektarı tarım arazisi, 51 bin 667 hektarı zeytinlik, fidanlık, çay bahçesi

 

2-B dediginiz yerde yemek yememis olan konaklamamis olan Turk vatandasdi yoktur herhalde. Yine cahilce yorumlar bas gostermis.


Adam zaten yapmis zamaninda orada bedavaya yillarca oturuyor hadi cikar bakim oradaki isletmeyi. Milletin tarlasi bahcesi var gecimini burdan kazaniyor. Bu milyarlarca dolara bedeldir. Elbette ki yasal zemine gecirilecek.


2-b yasasi acilen cikartilmalidir. Bir daha da talana izin verilmemelidir. Muhalefetin engellemelerine de kesinlikle kulak asilmamali muhalefet dinlenmemelidir bu konuda. Anayasa mahkemesi engellerse anayasa
olarak kazanılması mümkün olmayan, tarım veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar bulunan şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerlerin hazine adına orman kadastro komisyonları eliyle orman sınırları dışına çıkarılması uygulamasıdır.


Bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin hüküm 1961 yılından bu yana anayasalarımızda yer alıyor.

2/B uygulamasına orman kadastrosu bitirilinceye kadar devam edilecektir. Bu iş ve işlemler anayasa değişikliği ile bugün getirilmek istenen bir yenilik değildir.

 
2/B uygulamasının başladığı 1974 yılından 2002 yılı sonuna kadar 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş alanlardan 473.419 hektarı 2/B uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarılmıştır.


Orman kadastro komisyonlarının hazine adına orman sınırları dışına çıkardığı araziler sahipsiz kalmıştır. Bazı vatandaşlar bundan yararlanarak bu arazileri hiçbir bedel ödemeden kullanmaktadırlar.



Orman-halk ilişkilerinin olumlu yönde geliştirilmesini sağlamak için orman kadastrosunun mümkün olan en kısa sürede bitirilmesi amaçlanmaktadır. Orman kadastrosu tamamlandığında 2/B uygulamaları da bitmiş olacaktır. 2/B alanları içinde köyler, beldeler, ilçeler, yaylalar, meralar bulunmaktadır.

2/B alanlarında kamu kurum ve kuruluşlarına ait bina ve tesisler de bulunmaktadır. Devlet buralara her türlü alt yapıyı getirmiştir. Unutulmamalıdır ki 13 Temmuz 1945 tarihinde yürürlüğe konulan 4785 Sayılı Kanun; gerçek ve tüzel kişilere, vakıflara, köy, belediye, özel idare ve kamu tüzel kişiliklerine ait bütün ormanları devletleştirmiştir. Vatandaşların tapulu ormanları yanında bağ, bahçe tarlaları ile köy meraları, otlak, yaylak ve kışlakları da devlet ormanı sınırları içine katılmıştır.


2/B uygulaması bir anlamda; bağ, bahçe ve tarlalar ile köy meralarının6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 2’nci maddesinin b bendi gereğince bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş, tekrar orman olarak kazanılması mümkün olmayan, tarım veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar bulunan şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerlerin hazine adına orman kadastro komisyonları eliyle orman sınırları dışına çıkarılması uygulamasıdır.

Bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin hüküm 1961 yılından bu yana anayasalarımızda yer alıyor.


2/B uygulamasına orman kadastrosu bitirilinceye kadar devam edilecektir. Bu iş ve işlemler anayasa değişikliği ile bugün getirilmek istenen bir yenilik değildir.


2/B uygulamasının başladığı 1974 yılından 2002 yılı sonuna kadar 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş alanlardan 473.419 hektarı 2/B uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarılmıştır.


Orman kadastro komisyonlarının hazine adına orman sınırları dışına çıkardığı araziler sahipsiz kalmıştır. Bazı vatandaşlar bundan yararlanarak bu arazileri hiçbir bedel ödemeden kullanmaktadırlar.


Orman-halk ilişkilerinin olumlu yönde geliştirilmesini sağlamak için orman kadastrosunun mümkün olan en kısa sürede bitirilmesi amaçlanmaktadır. Orman kadastrosu tamamlandığında 2/B uygulamaları da bitmiş olacaktır.


2/B alanları içinde köyler, beldeler, ilçeler, yaylalar, meralar bulunmaktadır.

2/B alanlarında kamu kurum ve kuruluşlarına ait bina ve tesisler de bulunmaktadır.

Devlet buralara her türlü alt yapıyı getirmiştir.

 

Unutulmamalıdır ki 13 Temmuz 1945 tarihinde yürürlüğe konulan 4785 Sayılı Kanun; gerçek ve tüzel kişilere, vakıflara, köy, belediye, özel idare ve kamu tüzel kişiliklerine ait bütün ormanları devletleştirmiştir.

Vatandaşların tapulu ormanları yanında bağ, bahçe tarlaları ile köy meraları, otlak, yaylak ve kışlakları da devlet ormanı sınırları içine katılmıştır.

 

2/B uygulaması bir anlamda; bağ, bahçe ve tarlalar ile köy meralarının otlak, yaylak ve kışlakların yıllar sonra gerçek vasıflarına uygun olarak yeniden kullanılmasını sağlamaktır.




Anayasa gereği yanan ormanlar kesinlikle orman dışına çıkarılamaz.

Yanan orman sahaları üzerinde özel mülkiyet, özel tasarruf söz konusu olamaz.



Yanan orman alanları aynı yıl öncelikli olarak ağaçlandırılır.

 

2/B konusu sadece Çevre ve Orman Bakanlığı’nın değil, tüm Türkiye’nin sorunudur.



2/B konusunun çözümlenmemesi halinde, bu alanlar orman sınırları dışına çıkarıldıkları tarihten itibaren zilyetlik süreci başlayacağından bedelsiz olarak mülk edinebilme riski bulunmaktadır.

Yapılmak istenen anayasa değişikliği ile 2/B alanlarına hukuka uygun çözüm getirilmektedir.

2/B Hazineye parasal kaynak bulmak girişimi değildir.



Kangren olmuş bir sorunun çözümünün cesaretle ortaya konmasıdır.

 

2B kapsamındaki araziler 2002 yılına kadar orman arazisi dışına çıkarılmış arazilerden oluşuyor.

 
Bunlar artık kanunen orman arazisi değil.


Resmen "sahipsiz" olan bu araziler, hukuki boşluktan yararlanarak vatandaşlar tarafından


hiçbir bedel ödemeden kullanılıyor.



Ülkemizin yüzölçümünün dörtte biri orman.


Yani 814 bin km2 yüzölçümü olan ülkemizde 200 bin km2 orman mevcut.
(Yukardaki linkte ormanlarımızın haritasını görebilirsiniz)



Bu 200 bin km2 ormandan, 5 bin km2'si orman niteliğini yitirdiği için,
kanunlarımıza göre 2002 yılından önce orman arazisi olmaktan çıkarılmış.

Bu 5 bin km2 arazinin 0.2 bin km2'si yerleşim alanı olmuş, devlet her türlü hizmeti götürmekte.


Geri kalanı ise tarla olarak kullanılıyor.


Bu kanunla hukuki boşluğun kapatılması amaçlanıyor

 



http://www.cevreorman.gov.tr/faal.htm

 

 

 

 

 




  

3538
0
0
Yorum Yaz